Bir bilinmezin görünmezisin sen, Kimi zaman yürek yakan kimi zaman kalbe akansın sen, Hasretin duygulardaki sesi, Kalbin ince sızısı, beklentilerin acısısın sen.
Üstüne yazılar, şiirler yazılsa da, Söylenenler yüreklere dokunsa da, Hasretin yürekler dağlasa da, Vuslatta sona eren bir duygusun sen.
Bilgi ile ilmek ilmek dokumalı beyinleri. Kazımalı beyinden, o taşlaşmış kibirleri. Yükü bilgi olmalı insanın, kökü toprak. Bir rüzgâr eserde, kalır mı yaprak.
Toprak tevazu ile serildi yere. Ondaki bilgi geldi hep dile, İnsanda ondandı, vurmadı yüze. Bundan sonra, gerek kalmadı söze.
Bir hayal perdesindedir insan, Sahne boş, seyirci kalabalık. Kader diye yazılmıştır senaryo, Alkışta yok hüsranda, hepsi tiyatro.
Yaşananlar mı senaryoda, yoksa hayallerimiz mi? Yaşadıklarımız mı kader, yoksa yaşayacaklarımız mı? Aslında kolayımıza geldiği gibi, hepsi kader. Hayat dediğin, çırpınıp çabalasan da yaşadığındır kader.