Aşk

Bir bilinmezin görünmezisin sen,
Kimi zaman yürek yakan kimi zaman kalbe akansın sen,
Hasretin duygulardaki sesi,
Kalbin ince sızısı, beklentilerin acısısın sen.

Üstüne yazılar, şiirler yazılsa da,
Söylenenler yüreklere dokunsa da,
Hasretin yürekler dağlasa da,
Vuslatta sona eren bir duygusun sen.

Aşk, evet sen aşk…

Toprak

Bilgi ile ilmek ilmek dokumalı beyinleri.
Kazımalı beyinden, o taşlaşmış kibirleri.
Yükü bilgi olmalı insanın, kökü toprak.
Bir rüzgâr eserde, kalır mı yaprak.

Toprak tevazu ile serildi yere.
Ondaki bilgi geldi hep dile,
İnsanda ondandı, vurmadı yüze.
Bundan sonra, gerek kalmadı söze.

Işık

Bir mum ışığı aydınlığındayım.
Yaklaşsam kararacak,
Uzaklaşsam kaybolacak.
Bir hayal eksenindeyim.
Düşünsem yaklaşacak,
Unutsam kaybolacak.

Haykırış

Yağmur yağsa da ıslatmaz tenimi,
Ne kadar haykırsam da kesmez sesimi.
Bir yokluğun içinde kaybolan beni,
Ecelden başkası kesemez nefesimi.

Kader mi?

Bir hayal perdesindedir insan,
Sahne boş, seyirci kalabalık.
Kader diye yazılmıştır senaryo,
Alkışta yok hüsranda, hepsi tiyatro.

Yaşananlar mı senaryoda, yoksa hayallerimiz mi?
Yaşadıklarımız mı kader, yoksa yaşayacaklarımız mı?
Aslında kolayımıza geldiği gibi, hepsi kader.
Hayat dediğin, çırpınıp çabalasan da yaşadığındır kader.

İçimdeki Çocuk

Bir hayal perdesiydi sanki hayat
Neydi o hız öyle

Bazen yaşadıklarım
Bazen hayıflandıklarım
Aslında yaşayamadıklarım

Bir perde açılıverdi sanki
Geçmişe götüren
Bir oldu bitti ye getiren
Bitti çocukluk yılları dedirten

Her insanın çocukluk anısı vardır belki
Benim ise anlarım
Bazen korku
Bazen ümit

Hayallerimiz bile olamadı hiç
Bildiğimiz bir şey de yoktu
Tek bildiğimiz gökyüzü
Onun da asıktı hep yüzü

Ne kadar kötü bir zamanmış
Birde özlemle anıyoruz
Gerçi çocuk olamadık
Belki ondan bilmiyoruz

Yoruldum

Herkese koştum kendime yoruldum,

Kalbim yoruldu, gönlüm duruldu,

Sanmayın hatırım soruldu,

Vicdanlar kurudu, vicdanım yoruldu. 08.09.2023

Vazgeçtim

Hayallerimiz sanki kurumuş bir dal tanesi gevrekliğindeydi.

Ne zaman umutla tutunduysak hep kırıldı.

Hayatımız bir pamuk ipliği inceliğinde narin,

Kırılan dalların dayanılmaz kuruluğundaydı.

Kalbimiz bir kristal kadar ince ve hassas.

Kırılan gevrek dallar değil, aslında kalplerimizdi.

Halbuki isteğimiz bir tebessüm, bir damla sevgiydi.

Onu da esirgediler ne tebessüm ne de sevgi verdiler.

Hayat işte ne istediğimizi bulabildik ne de mutlu olabildik.

Her şeye rağmen, her şeye inat diyerek direnmiyorum artık.

Vazgeçtim. Ne bir yudum sevgi ne bir tebessüm ne de bir vefa istemiyorum.

Yapmacık samimiyetsiz bir tebessüm, göstermelik mimiklerden oluşan bir sevgiden hoşlanmıyorum. 02.03.2024

Koca Çınar

Dostlar, arkadaşlar, kardeşler mi dedin,

Hey be koca çınar onlar için hep kendini yedin,

Bunların boş olduğunu ah bir bilseydin,

Gerçekleri kendine keşke söyleseydin.

Kırılan dalların yere düşerken,

Gönlün hep hüzün ve kederden,

Yarım kalan bir seherden,

Sana kırılan kanatların ağırlığı kalır hey koca çınar.

Ah be koca çınar bir anlasaydın hayatı,

Çileyi, ıstırabı, üzüntü ve kederi,

Demezdin o zaman bu insanın kaderi,

O zaman keder kader olmazdı belki de be koca çınar.

Hey be koca çınar,

Ne zamanlar geçti, ne anlar,

Geride hatırlanan hep acı anılar,

Ama sadece unutuldu denilen sancılar,

Hayat ne kadar güzeldi değil mi?

Kelimelerden, duygulardan uzak,

Her söz her duygu sanki bir tuzak,

Galiba mutluluk bize uzak be koca çınar.

Ayakta durmaya çalışıp alışamadığın,

Anlamak, dinlemek için hep çabaladığın,

Gerçek mi, hayal mi hiç anlamadığın, Koca çınarın hüzün anlarıydı o…

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑